Anlayana…

  • PDF

 

Anlayana…

İki yılı aşkın süredir, Kocaali’de üstlenmiş olduğum görevi layık olduğu şekilde yerine getirmeye çalışıyorum. Gerek şahsıma ayrılan ve yüz haftayı aşkın süredir sizlerle bir araya geldiğim bu köşede olsun gerekse ilçedeki siyasi, ekonomik ve sportif tüm gelişmeleri kaleme aldığım haber metinlerinde olsun, hiçbir kurumu, hiçbir sivil toplum örgütünü ve hiçbir şahsı ayrı birbirinden ayrı kefeye koymadığımı ve kimseye pozitif ayrımcılık konusunda tolerans tanımadığımı birçok kez söylemiş, hatta istemeden de olsa okurlarımızda bu gibi düşünce oluşmasına sebep olacak bir tutum içerisine girersek türlü eleştiriye açık olduğumu söylemiştim. Tabi bu durum sadece bana özel bir durum değil, Sakarya Kuzey Gazetesi yönetimi olarak takındığımız tutumun bana ve Kocaali’ye yansıyan yüzüydü. Sakarya Kuzey Gazetesi’nin ilçeye girmesi ile gazeteye ve gazete ile bağlantılı alt sektörlere olan ilginin yavaş yavaş yükseldiğini sizlerde fark ediyorsunuzdur umarım. Aradan geçen iki yıllık süreçte Kocaali’de oldukça zorlandığımız zamanlar oldu, haber konusunda sıkıntı yaşadığımız zamanlar, reklam ve ilan konusunda sıkıntı yaşadığımız kısır dönemler geçirdik. Ancak ne kadar zor olursa olsun üstesinden gelmek için gece gündüz demeden çalıştık didindik. Hatta bu gün belkide Türkiye’de başka bir örneği olmayan bir projeyi hayata geçirdik. Kocaali Kaymakamlığı nezdinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de onayını alarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokolünü imzaladığımız Her Yerde Haber Var isimli proje ile ilkokuldaki öğrencilerimize bile mesleği aşılamak üzere çalışma başlattık. Ve bu projenin meyvelerini, şimdiye dek pilot bölge olarak seçtiğim Ortaköy İlköğretim Okulu’nda bu işe ilgi duyan zehir gibi yedi öğrencimizden almaya başladık. Bu gün o çocuklar bizim girişimlerimiz sayesinde kırk yıllık gazetecilere taş çıkarırcasına konu seçiyor, yorum yapıyor. Bizler de gazetemiz üzerinden sizlerle paylaşıyor ve biraz önce bahsettiğim türlü zorluklara aldırmadan çemberi daha da büyütmeye çalışıyoruz. Zaten her şey çalışınca oluyor. Çalışmayana kimse ne ekmek ne de huzur vermiyor.

Çalışmayana huzur vermeyene lafımız yok ancak, çalışanın huzurunu kaçırana sözümüz çok. Lafı neden buraya getirdiğime gelirsek eğer, bu hafta yaşadığım bir iki tatsız olay yazmayı planladığım asıl konuyu bir kenara bırakmama sebep olduğu için bu kadar dolandırdım. Bundan yaklaşık yedi-sekiz ay önce gazetemizde bir habere yer vermiştik. Olacak olan o ki yaptığımız haber ilçe genelinde oldukça ses getirmiş, yüzlerce kişiden olumlu olumsuz eleştiri almış hatta yaptığımız haber il genelini ilgilendiren bir toplantıda kuzey ilçelerine yapılan yatırımlar üzerine tartışma konusu olmuştu. Haber metninde açıklamasına yer verdiğimiz işletme sahibimiz de aynı şekilde, haber içeriğinden dolayı kimi zaman desteklendi kimi zaman ise eleştirildi. Aradan geçen sekiz aylık süre içerisinde, ilçenin çıkarları için fikirlerini paylaşmak isteyen herkese kapımızın tekrar tekrar açık olduğu halde, kendisi her hangi bir paylaşımda bulunmak istemedi. Ta ki hafta arası tekrar karşılaşana kadar. Belli ki bir şeylere kafası bozulmuş ve kendince gördüğü bazı yanlışlıkları eleştirmek istedi. Ona da kapımız açık. Ağabey yerine koyduğum şahsın adını, eleştirdiği konuyu ve eleştiri yaparken nasıl sözler sarf ettiğini sizlerle paylaşmayacağım. Zaten öyle yaparsam gazeteyi kapatmak zorunda kalırız. Anladığınız üzere eleştirinin dozunu biraz kaçırdı. Aslında biraz değil bayağı kaçırdı, bu olayda benim bir haftalık huzurumu kaçırdı. Hani biraz önce bahsettik ya, çalışmayana kimse para da huzur vermiyor diye. Var gücünüzle çalıştığınız halde bir yerde huzurunuz kaçtığı zaman ister istemez bir yerde patlıyorsunuz. Bir şekilde cevap verme ihtiyacı duyuyorsunuz. Bende bu cevap hakkımı üstü kapalı olarak burada kullanıyorum. Her ne olursa olsun yapılacak olan eleştiriye muhatap olan kurum ve ya şahıslarla ön görüşme yapmadan, tek taraflı ve yüksek dozlu eleştirilerden rahatsızlık duyuyorum. Kimse kimsenin babasının oğlu değil ve kimse kimsenin emrine mahkum değil. Hele hele Kocaali’de üstlenmiş olduğum iş, ben ve Sakarya Kuzey Gazetesi sahibi Sayın Münir Ali Kara haricinde hiç kimsenin himayesinde değil. Gazetecilik işi perde arkasından bakıldığı gibi değil. Bir taraftan her şeyi olanca çıplaklığı ile ortaya çıkarmayı gerektiriyor. Ama bunu yaparken birçok şeyi yıkma ihtimali sürekli cebinizde duruyor. Ben bu işte haklı eleştiri yapmayı birinci kural olarak görüyor, ön görüşme yapmadan hiçbir olguyu olumsuz eleştirmiyorum. Çünkü bu tip tavırların, karşı tarafta iştah kırıklığı yaratacağını biliyorum. Zaten işin hakkını vermek de bu olsa gerek. Bu vesile ile şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra ilçenin çıkarlarına zarar verecek, ilçenin tüm olumsuzluklara rağmen ayakta kalmasına vesile olan temel taşlarına zarar verecek her habere ve bu yönde söz sahibi olmak isteyenlere huzurunuzda kapımı kapatıyorum. Ben bu işi ve bu gazeteyi ilkokul öğrencisinden kaymakamına kadar herkesin sahip çıktığı, akılcı düşünen ve eleştiri yapmasını bilen herkesin söz sahibi olduğu, herkesin kendine özgü bir parça bulduğu ve Kocaali’ye dışarıdan bakan herkesin bura ile ilgili olumlu düşünmesine yardımcı olacak bir araç yapmaya, kısacası bu gazeteyi Kocaali’nin öz değeri yapmaya çalışıyorum. Ve bunun için hiçbir engele boyun bükmüyorum. Anlayana…

Erman CİNASOĞLU

SİTE HAKKINDA

İnternet sitemiz, Kocaali ilçesinin internet ortamında daha etkin bir şekilde tanıtılmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur.

Her türlü bilgi ve önerileriniz için lütfen bizimle irtibat kurunuz.

İLETİŞİM

  • Adres: Ağalar Mah. Cumhuriyet Cad. No:22 Kocaali/Sakarya
  • Tel: +(264) 812 25 62
  • Gsm: +(544) 415 39 61
  • E-mail: bilgi@kocaalirehber.com
BURADASINIZ Köşe Yazıları Anlayana…